10 Ocak 2013 Perşembe

Gerçekten Bıktık Style

Çok değil bundan iki yıl önceydi. Park Jung Min'in 'Not Alone' albümü çıkmıştı, 20 Ocak 2011.. Günler çabuk geçiyor. O zamanlar tabi K-Pop bu kadar bilinmiyor, radyoda, televizyonda falan Korece duymak imkansıza yakın. Öyle ki Jung Min'in klibini yayınlamak için aylarca uğraşmıştık. Sonra bir kere yayınlandı diye bunu dünyanın en büyük başarısıymış gibi uzun süre kutladık. Sadece o değil, yıllarca K-Pop bilinsin diye, biraz daha tanınsın diye iletişime geçmediğimiz radyo, televizyon kalmamıştı. Her taşın altına bakardık belki bir yardım bulunur diye. Belki sevdiklerimize sesimizi biraz olsun duyurabiliriz diye, belki sponsor buluruz da Türkiye'ye gelebilirler diye. Kalabalık görünürdük ama iş uğraşmaya gelince çok azdık. Her seferinde karşımıza boyumuzu aşan engeller çıkardı ama asla yılmazdık, asla kaybetmezdik umudumuzu. Her seferinde başka bir fikir düşünür, onu yapmaya çalışırdık. Bir sonuç çıkmayacağını bilsek bile. Yıl boyu projeden projeye koşardık tabiri caizse. Tek amacımız sevdiklerimizin ismi biraz daha duyulsun da bir gün onları burada görebilelim, hayallerimize kavuşalım diye. Bizle dalga geçen o kadar çok insan vardı ki. Oysa bilmiyorlardı asla yıldıramazlardı bizi. Her ne kadar Türkiye'de korkunç bir 'oppacı' gençlik olduğunu bilsek de onlarla başa çıkabileceğimize inanır, uğraşırdık. 

İlk Kim Jae Joong geldi Türkiye'ye. 5 Şubat 2012.. Niye ilk dediysem, sanki devamı varmış gibi.. Çok sevindikten sonra keşke JYJ gelseydi diye içimden geçirmedim desem yalan olur tabi ki ama sonra düşündüm, bu kadar çok sevdiğim 3 adamı bir anda görmeyi kaldıramayabilirdim. Hele ki 'oppacı' zihniyetin saçmalıklarına da tanık olacakken, çok ağır gelebilirdi. Öyle ki sadece JJ bile insanları o kadar değiştirdi ki. O güne kadar ne DBSK, ne JYJ, ne JJ bilmeyen insanlar bir anda onun en büyük hayranı oldu. Şaşmamak lazım, bu insanlar Sultanahmet'te bile Koreli görünce deliren insanlar. İşte bu insanlar için bir anda JJ kıymetli oldu ya, 'oppa' oldu ya. Bugüne kadar hiçbir zaman K-pop için uğraşmaktan yorulmayan ben, o gün o acı gerçeği görünce büyük bir yorgunluk hissettim. Bu insanlardan daha fazla beni sinirlendirecek, gıcık edecek tipler olamaz diye düşünürdüm. Tıpkı dizi izledikten sonra bir şarkıcıya hayran olanlar gibi, hatta onlardan çok daha iticiydi bunlar. Bizim saf sevgimizi kullanan asalaklar gibi gelirlerdi bana hep ama onlara haksızlık etmişim çünkü onlardan daha acınası halde olanları türedi son bir yılda. 

Herkesin bildiği şu Gangnam Style var ya hah aslında işte bu kadar şeyi aslında sırf lafı ona getirebilmek için yazdım. PSY'ı Gangnam Style öncesi de tanıyan biri olarak, klibini 1 milyon gibi azıcıkkk (!) izlenme rakamları olduğu dönemlerde izleyen biri olarak bu yazıyı yazma hakkını buldum kendimde. Maalesef her şeyin cılkını çıkarmayı seven bir milletiz. Gangnam Style her yerde artık. Parodileri yetmedi, iğrenç uyarlamaları yetmedi, reklamları da yetmez yakında başka şeylerle çıkarlar karşımıza. K-Pop tüm dünyaya PSY tarafından tanıtıldı evet ama bizim dinlediğimiz müzik sadece bundan ibaret değildi. Sadece dans, komiklik, eğlence bu değil K-pop. Bizden kilometrelerce uzakta olan insanlarla kurduğumuz bağ bu kadar basit değildi. Şimdi o bağa zarar vermeye çalışan binlerce insan var. Gangnam Style sonrası türemiş, K-pop dinleyicileri. Eminim ki çoğu google'da Koreli yakışıklı şarkıcılar diye aratmıştır ve bizim yıllardır sevdiğimiz, kıymet verdiğimiz insanları bulup bir anda kendilerini onların sahipleri ilan etmişlerdir ama o iş öyle olmuyor işte. Biz eğer o insanları yıllardır seviyorsak, onlar için çok emek verdiysek, aramızda ki bağ sizin tahmininizden çok daha fazlasıdır. Sizin anlayacağınız dilden söylersem 'Vermiyoruz, onlar bizim!' Öyle bizi hiçe sayıp, ben çok seviyorum oppamıııı demekle olmuyor bu işler. Amacımız K-pop'ın biraz tanınmasıydı, böylece belki de biz çok fazla emek harcamasak bile onların Türkiye'ye gelmesi mümkün olacaktı. Böyle olacağını bilseydim, uğraşır mıydım bu kadar onu bilmiyorum. Meğer az popülerlik ne iyi bir şeymiş, ne kadar rahatmışız biz eskiden. Ne güzeldi youtube'da en fazla 5 milyonun izlediği kliplerin altında, o sevdiğimiz kişilerin gerçek sevenlerinin yaptığı yorumlar. Ne güzeldi o yorumlarda 'Gangnam Style'dan gelenler'i görmemek. Böyle yazınca PSY'dan nefret ediyormuşum gibi oldu. Yok öyle bir şey, ben o pis 'oppacı' zihniyetten ve onun günden güne çığ gibi büyümesinden nefret ediyorum.

O zihniyetin anlayacağı dilden konuşursam eğer, ne SS501 ne JYJ ne de çok fazla takip etmesem de diğer müzisyenler, sizin kurbanınız olmayacak. Evet çok güçlüsünüz, zihniyetinizin size verdiği saçma bir güç var ama bize sevgimizin verdiği bir güç var. Bir diziyle, bir şarkıyla falan hayranlık duyup bir süre sonra unutacağınız insanlar değil onlar. Bırakın onları, onları gerçekten sevenlere. Bizim sesimiz çıkmıyorsa, heryerde onlara olan sevgimizi belirtmiyorsak, paylaşmıyorsak fotoğraflarını, videolarını bu onları sevmediğimzden değil, sizin gibilerden korumak istediğimizdendir. Büyük sevgiler sessiz olanlarıdır çünkü. Sesimiz çıkmıyorsa, sevdiğimizdendir yani. Let Me Be The One'dır yani, Love in the Ice'dır. Uzun lafın kısası;
DEFOLUN GİDİNDİR!!

Ha bir de sizin bilmediğiniz şarkılar var ya işte ben onları çok seviyorum, bunu yazarken de dinlediğim şarkılar..