24 Aralık 2012 Pazartesi

For You..

Bazen sadece özlersin uzaktakini.. Hiç görmemişsindir ama özlersin, çok özlersin, daha çok özlersin.. Hiç yanında olmamıştır ama kendini hiç bu kadar kalabalık hissetmemişsindir. İçinde kalabalıklar vardır, sokaklar geçiyordur içinden, o sokaklarda da binlerce insan.. İçinde güneşler açar, bazen yağmurlar yağar, fırtınalar kopar ama O da vardır ya işte, onun yüzünden gökkuşağı da gecikmez gelir yağmur ardından, bırakmaz seni, renklendirir içini. Elini kalbine götürdüğünde, ellerine bulaşır renkleri gökkuşağının, avcunda renk cümbüşü olur. İçindeki cümbüş bulaşır dışına, yüzüne bakan anlar içindeki dünyayı. Bilir yaşadığın dünya aslında içindedir, yalnız başına yaşadığın kalabalıktır seni sen yapan. İşte bu anlamlandıramadığın kalabalık seni öyle bağımlı yapar ki, özlemi tıpkı bir bağımlının arayışı içine sokar seni.. Bulamayınca çıldırdığın, bulmak için her şeyi yapmayı göze alabildiğin. Bu çaresiz özlemden kurtulmanın yolu da yoktur üstelik, hem sen kurtulmak da istemezsin ki. Yaşadığın özlem onun varlığını biraz daha kanıtlar sana. Acıya bağımlı hale gelirsin, yaşadığın acıyı sever hale gelirsin. Sırf bu özlemin yokluğunu düşünmek bile daha çok yakar canını. Hep hayati değer taşıyan bir şeyleri eksik olan biri gibi hissedersin o özlem olmayınca. Nasıl sevmeyesin o özlemi, sana Onun varlığını kanıtlayan tek şey o iken. Umut etmeyi öğrenmek gibi bir şey bu, mucizeye inanmak gibi. Kaybolduğun yollarda karşına bir anda çıkan ışık gibi, yemek gibi, su gibi, hayat gibi. 
Bir gün karşılaşacağıma inana inana yaşıyorum bu özlemimi ben. Bağımlısı olduğum şeye muhakkak kavuşacağım, kavuşamasam da olsun bu da yeterli..
Hem benimle aynı gökyüzüne bakmıyor mu? Fazla uzağa gitmiş olamaz kıymetlim.. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder